Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Türkiye de evlilik de dikkat edilmesi gerekenler

Evlilik ciddiyet gerektiren bir müessesedir. Tek taraflı bir bağlılık gerekmediği gibi, bireysel ve fevri

davranmayı da kabul edecek bir oluşum olmadı hiçbir zaman. İki insan evlendiği zaman aslında

yalnızca ikisi evlenmemiş oluyor, dolaylı ve doğrudan her iki tarafın aileleri de evliliğe dâhil olmuş

oluyorlar. Evlenen kişilerin birbirleriyle olan uyumunun yanı sıra ailelerin kültürel yapıları, ortak

düşünce biçimleri ve hatta yeri geldiği zaman alışkanlıkları da o evliliğin seyrini olumlu veya olumsuz

şekilde etkileyen unsurlardan bazılarıdır. Büyüklerimiz de genellikle dile getirir, bize yakın birisi olsun,

kültürümüzü bilsin, yarın öbür gün bir sıkıntı yaşandığı zaman bunu tolere edebilecek düzeyde olsun

gibi. Genç iken ailelerin uyumunu pek fazla göz önünde bulundurarak hareket etmeyi; fakat yaş biraz

daha evliliğe doğru yaklaştığında ve evlendikten sonra da türlü sıkıntıların insanın başına

gelebileceğini gördükten sonra ailelerin birbirleri ile uyumunun gerçekten önemli olduğunu daha iyi

fark ediyoruz. Değiştirilemeyecek şeylerden ötürü bozulan ikili ilişkiler, boşanmalar belki de ailevi

açıdan en çok can sıkan türden problemlerdir. Ülke olarak kozmopolit bir yapıya sahip olduğumuzu

düşündüğümüz zaman tanıştığımız veya gönül verdiğimiz kişi bizim kültürümüzden biraz uzak olabilir.

Örneğin alevi olabilir, farklı bir milletin vatandaşı olabilir, memleketi bizim memleketimizden

olmayabilir… İşte bu tür şeyler insanın seçiminde olmayan; fakat evlendiği kişi ile günün birinde

problem oluşturabilecek dinamiklerdir. Alevi bir bireyle evlenen kişinin aklına gelen ilk şey dini

yönden bir problem yaşayıp yaşamayacağıdır. Çocuklar olduktan sonra hangi tarafın kültürünün ağır

basacağı, çocuğun ne tarafa meyil edeceğini düşünmek, konuşmak genellikle alevi – Sünni

evliliklerinde öne çıkan konulardandır. Toplumumuzda genel olarak hem aleviler hem de Sünniler

farklı bir mezhepten evliliğe sıcak bakmamaktadırlar; fakat bu durum farklı mezheplerden evlenen

kişilerin mutlu olamayacağına bir delalet değildir muhakkak. Bu noktada kişilerin ve ailelerin yaklaşımı

ve tutumu ön plana çıkacağından, evliliğin seyrinin güzel veya problemli bir şekilde devam etmesine

bunlar öncülük edecektir. Sevginin gücüne inanıyorsak, aşamayacağı bir engel de yoktur aslında.

Engelleri doğa oluşturmaz, insan oluşturur… Hepinize hayırlı geceler ve keyifli sohbetler dilerim. Güzel

günlerde görüşebilmek dileğiyle!

 

Yazı hakkında görüşleriniz