Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Türkiye de Aşk ve Sevgi Gerçekleri

Bu haftaki deneme konumuz aşk. Aşk Arapçada bir ağacı içten kemirip bitiren dala verilen aşeka

isminden türemiştir. İlk başladığımızda gayet hoş duygular içerir. Aşağıdan yukarı gelen bir sıcaklık

hissi, terleme ve bir anlık koca bir dünya. Artık birine âşık olmuşsunuzdur. Eğer şansınız yaver giderse

ki muhtemelen sizin sevdiğiniz insan başka birinden hoşlanıyordur. İşte biraz bekledikten sonra

konuşabilirsiniz ya da konuşamazsınız. Konuşuyorsanız eğer sizi sevme ihtimali vardır yoksa eğer

hayallerde yaşarsınız. Bazen de aşk acısı çeken insanlar sizi yara bandı olarak kullanabilir. Başta

mükemmel duygular yaşarsınız aşkta. Yemek yiyemez lavaboda bile onu düşünürsünüz. Başarılı

olduğunuz bir şeyi yaparken mutlaka yanınızda olmasını istersiniz. Bu muhtemelen olmaz. Aşk ilk

başta güzel fakat sonra onulmaz yaralar açan bir şeydir. Adına bir milyon şarkı yazılmıştır ve

bilimselliği yoktur. Aşkta en kötüsü aldatılmaktır. Eğer aldatıldıysanız bir daha eskisi gibi sevemezsiniz.

Hayatınız bu evreden sonra uçurumdan atlamak gibi geçer. Uçurumdan atlamışsınızdır ve aşağıya

düşüyorsunuzdur fakat siz bundan haberdar değilsinizdir. Kendinizi hala dik zannedersiniz. İllettir aşk

acısı. Aşk bir o kadar gerekli bir o kadar da gereksizdir. Tribini çek doğum gününü düşün güzel söz

söyle düşün ilgi göster yanında ol vs vs vs bu manas destanı gibi uzar gider. İlişkide genelde kadın

baskındır. Kadın temiz sevemez bence erkek kadar kadın erkekten daha ayrıntılı düşünür. Erkek saftır,

bütün hinlik kadındadır. Aldatan erkek aldatan kadına göre daha düşüktür. Kadın unutabilir erkek

unutamaz. Kadın ilk başta acısını atar fakat erkek ayrıldıktan sonra epey zaman geçince atar. Kadın

hindir erkekse zavallı. Artık gözünüzü açın âşık olunacak kız kaldı mı? Aşk bu devirde epeyce

hissizleşti. Aşkı atın. Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum, güzel sohbetlerde tekrar görüşürüz inşallah.

Yazı hakkında görüşleriniz